Biz birkaç üniversite öğrencisiyiz. 19 Mart 2025’i takip eden süreçte
yazılarımızı yazmaya başladık. Yazdığımız bir yazı üniversite mecralarında ilgi
görünce bu dergiyi kurmaya karar verdik. Üzerine sağlıklı bir şekilde
tartışılabileceğini düşündüğümüz öneriler sunmaya gayret ediyoruz. Yazdığımız
konuları kendi arkadaşlarımızla da tartıştık ve bu tartışmalardan çok
nasiplendik. Bu tartışmalar üniversite kampüslerinde yapıldı. Fikirlerimiz
dışsal bir kaynaktan değil öğrencilerden gelmektedir.
Biz de öğrenci olduğumuz için yazılarımızda sıkça birinci çoğul şahıs dilini
kullanmaktan kendimizi alamadık. “Biz”i bazen bizim fikirlerimiz için bazen de
öğrencilere ithafen kullandık.
İçinde bulunduğumuz dönemde şahsen tanımadığımız öğrencilerin arkadaşlıklarını
da en az bizimkiler kadar değerli görüyoruz. Biz bu konularla zaman geçirmekten
çok memnun kaldık. Size de sormak istedik. Sizin de yazdıklarımız üzerine olan
ya da kendi fikirlerinizi, öğrenci hareketi sürecindeki gözlemlerinizi duymak
bizi çok mutlu eder. Birkaç bakış açısından fikirlerimizi paylaşıyor olsak da
farklı bakış açılarının da dahil olmasını toplumsal hareketin doğasını anlamaya
daha çok yaklaşabilmek için hayati değerde buluyoruz.
Fikirlerinizi bizimle kimliğinizi açık etmeden paylaşmanızı sizin güvenliğiniz
için önemli buluyoruz.
Vallahi elli kuruş kazanmıyoruz. Böyle bir planımız da hiç olmadı. Bu durumdan
da çok memnunuz. Sizin fikirlerinizi duymak ve zihinlerinizle etkileşime
geçmenin parasal bir karşılığı olabileceğini düşünmüyoruz.
Son olarak; toplumdan, anaların çocuklarından, geleceğin çocuklarından,
toplumsal acılardan ve umutlardan başka doğrudan bağlı olduğumuz bir ajanda
yoktur. Partisel bağlarımız yok. Yazdıklarımız toplumdan ve doğadan gelmektedir.
Çabamız topluma dönmesidir.